Archive for Haziran, 2010
Minik Duru 1 yaşında!
Öyle böyle derken 1 seneyi devirdik. Bu 1 yaş çok garipmiş, pek bir duygusaldım. Geçen seneki bugünü tekrar yaşadım. Şimdi saat 10.20 yeni doğdu, şimdi odaya çıktım, şimdi emzirdim vs. Onun minicik pembe yüzü gözümün önünde. Geçen yıl sadece alt kolum kadardı, minicik dudaklarıyla emmeye çalışıyordu. Bu yıl kucağımdan sarkıyor sıpa.
Canım kızımın yanında olmak için işten izin aldım dün. Sabah uyandığı andan itibaren kameraya çekmeye başladım onu ara ara. Neler yaptı, ne yedi, nerelere gitti vs. Pek bir keyifliydi dün. Annem “1 yaşındayım” tişörtü almış, onu giydirdim, çok şirin oldu. Saçını taradık, süsledik. Parka götürdük onu, salıncakta salladık, koşturdu oralarda.
Akşam babası gelirken pasta almış, mumu yaktık karşısına oturttuk Duru’yu. mum üfletmeyi öğretmeyi çalıştık ama başarılı olamadık. Bir anlam veremedi, baktı baktı, sonra pastaya daldırdı elini, bir güzel de yaladı:) Sonunda iyi dileklerle mumu biz üfledik tabii.
Akşam pek bir şımarıktı. Koltukta ayakta duruyor, camda kendi yansımasını gördükçe kahkahalar atıyor, zıplıyor zıplıyor, sonra da kendini koltuğa bırakıveriyordu. Çok komikti, kendi kendini eğlendirmeyi de başarıyor, alem bir çocuk.
Dün de bitti. 1 yıl bitti de 1 gün bitmeyecek mi? Elbet bitecek, ama yeni yeni güzel günler gelecek inşallah. Kaç gündür bekliyordum kızımın doğum gününü. Geçti gitti işte.
Hafta sonu ayrı telaşım var. Doğum günü hafta içine geldiğinden pazar günü kutlamasını yapacağız aile arasında. Beni zorlu bir maraton bekliyor ama aynı zamanda da çok keyifli… Yarın evi temizleyip akşamdan hemen her şeyi bitirmiş olmalıyım. Pazar gününe de son rötuşlar kalır.
Meleğim iyi ki doğmuş, iyi ki anne ve babası olarak bizi seçmiş. Canım kızım, güzel, sağlıklı, iyi insanlarla dolu mutlu ve uzun bir ömrün olsun…
Lolipop şekerim
Bu fotoğrafları 4 Haziran’da çekmiştim. Görünce aklıma şeker geldi, lolipop şekerler.
Emeklemede gelinen son nokta
Duru emeklemeyi keşfetti demiştim daha önceki yazılarımda. İstediği yere gidebiliyor artık emekleyerek. Dün gece saat 11′de de geri geri sürünmeyi öğrendi birden. Duru geç de olsa emeklemenin kitabını yazabilir tecrübeye erişti böylece:)
Minik Duru sevgi kelebeği
Duru her çocuk gibi dışarı çıkmaya bayılıyor. Biz de her fırsatta onu bir yerlere götürmeye çalışıyoruz. Sosyal bir çocuk olarak gittiği her ortamda mutlaka birini bulup göz kontağı kuruyor önce, sonra da gülüp ilgi odağı olmaya çalışıyor.
Akşamları işten eve gittiğimde onu aşağıya indiriyoruz. Aşağıda oynayan çocuklara bakıp çığlıklar atıyor, bayılıyor onlara.
Dün de annem aşağı indirmiş. Aşağıda hemen hemen onunla yaşıt bir erkek çocuğu varmış Annem anlatıyor, ona doğru kollarını uzatıp bir koşuşu vardı ki görmeliydin diyor. Bizimki çocuğa doğru koştukça çocuk da geri çekiliyormuş:) Sevgi kelebeği küçük pıtırcık… Bakalım daha neler göreceğiz:)
Gel babası gel
Serhan pazar gününden beri yurt dışında. Bizim odada duran bir çerçeve var, sayfa sayfa. İçinde bizim düğün resimlerinden birkaçı duruyor. Duru o resimleri açıp bakmaya bayılıyor. Dün akşam eve gittiğimde yine o çerçeveyi karıştırıyoruz birlikte. “Bak bu kızımın annesi babası”, işte resimlerde kimler varsa onların adlarını söylüyorum. Babasının resmine baktı, “babam” dedi ve ağzını resme değdirip öptü. Çok duygulandım. Özlemiş herhalde canım benim.













