Archive for Mayıs, 2012

Bir diyalog

Duru dedesiyle muhabbette:

-Dede, senin neden dişlerin yok?

-Dedelerin dişleri olmaz yavrum.

-Ama Hasan Dede’nin var!

-Kem küm ehi hi:)

Kahvaltı üzerine Gökay ve Hilal

Yine fırsat sitelerinin birinden bir kahvaltı kuponu almıştım, 2 ay önceydi sanırım. Caddebostan Cafe Lamartine’de kahvaltı…

Pazar sabahı 10.30 gibi oradaydık. Çok sakin, keyifli bir mekan. Ürünler çok kaliteli ve lezzetli. Bize gelen kahvaltı tabağı hiç de şişirme değildi, özenle hazırlanmıştı, peynirleri vs. her şeyi çok lezzetliydi.

Dışarıda bahçede oturduk. Çalışanlar da harikalar, çok saygılı, seviyeliler.

Duru açık havada öyle bir yedi ki ben bile hayretler içinde kaldım. Evde ağzına sürmediği bal-tereyağı ikilisini orada bayıla bayıla yedi, kendisi istedi hatta.

Biz de keyifle kahvaltı yaptık, Duru kendini kedilerle, çiçeklerle oyaladı.

12 gibi kahvelerimizi de içip kalktık.

Caddebostan Parkı’na yürüdük. Hava çok güzeldi. Harika bir yer orası da bir sürü yeşillik alan var. Bir baloncudan dinozor buldu yine kendine. Yeşil bir t-rex. Aldı kucağına, hiç bırakmadı.

Bir gölge bank bulduk kendimize. Duru çimenlerde yuvarlandı t-rex’iyle, biz de gölgede siesta yaptık.

Sonra park bölümüne gittik. Orada kendine bir arkadaş buldu, güzel güzel oynadılar.

Oradan ayrıldığımızda saat 4′e geliyordu.

Eve gelmek, yemek, temizlik derken Esinlere gidişimiz neredeyse 7 idi. Pelin de oradaydı.

Duru daha çok Gökay’la anlaşıyor. Hilal, Gökay’ın Duru’ya olan ilgisini ve kardeşini kıskandığı için Duru’ya yanaşmıyor pek.

Biz kendi aramızda konuşurken bir ara Duru ve Gökay’ın konuşmasına kulak misafiri oldum:

-Duru, gözlerin ne kadar güzel

-….

- Bu tokalar senin mi, çok güzel.

- Evet.

- Seni öpücem.

Gökay Duru’yu yanağından öper.

-Sen de beni öp.

Duru Gökay’ı öper:)

Çok alemler, çook…

Gökay Duru’ya ne kadar nazikse Hilal’e o kadar sert davranıyor. Zavallı yavrunun saçlar yine Gökay’ın elinde kaldı bir ara:( Hilal de doğal olarak Duru’ya yaklaşmıyor. Her şeyin farkındalar…

Saat 8 gibi ikizlerin uyku vakti geldi.

Esin çocukları uyutmaya çalışırken biz yukarda Pelin’le oturduk epeyce, ikizlerin uyuması epey vakit aldı. Esin yukarı geldiğinde de Duru’nun uyku vakti gelmişti. Tabii gitme vaktimiz de…

Bir sonraki buluşma sanırım Duru’nun doğum gününde olacak. Bakalım 5′i bir yerde nasıl coşacaklar:)

 

Tek kelimeyle harika!

Geçen cumartesi Duru’nun göz kontrolü vardı. Doktorumuz Gülbin Hanım 3 yaş civarında Duru’yu göz kontrolüne götürmemizi söyledi. İki isim verdi, o isimlerden biri de Şule Ziylan’dı.

İnternetten araştırdım hemen, çok olumlu yorumlar vardı hakkında. Hemen randevu aldım, ama 3 ay sonrasına verdiler.

Zaman geldi çattı. Korka korka gittim. Çünkü Duru’nun ciddi bir doktor fobisi var, her seferinde ağlamaktan, zaman zaman kusmaktan bitap düşüyor yavrum.

Yeditepe Göz’ün yeri Balmumcu’da. Büyük bir bina. Duru ilk gittiğinde biraz tedirgin oldu ama ben ona 1 hafta öncesinden doktora gideceğimizi, doktor teyzeye gözlerimizi göstereceğimizi, onun da ne kadar beğeneceğini ve Duru’yu çok seveceğini söyleyip durdum. Bir de doktordan sonra atları görmeye gideceğimizi de söyledim.

Hastanede çocuklar için bir oda var, orada biraz sakinledi Duru. Tam zamanında bizi içeri aldılar. Önce asistan, Duru’nun göz ölçümlerini yaptı. Önce biraz çekimser davrandı doğal olarak. Sonra “Bak Duru, orada bir at çiftliği var, onu görebilecek misin” dedim. o da merakla alnını ve çenesini makineye yasladı, işlem kısa sürdü.

Sonra Şule Hanım’ın odasına girdik, orada bir dinozor da vardı. Hemen ona yöneldi. Şule Hanım’ın tavrı, ses tonu muhteşemdi, yumuşacık, sevgi dolu…

Duru’yu kucağıma aldım, sesini çıkarmadan tüm soruları cevapladı. Kuş resmini sorduğundu “Tuu” dedi, Şule Hanım anlamadı tabii onun kuğu demek istediğini:)

“Bebeğim, güzel kızım, canım”larla muayeneyi bitirdi. Keşke benim gözlerime de baksa dedim içimden:)

Muayene bittiğinde Duru’nun ödülü lolipoptu. Çok uslu olduğundan hak etmişti bunu.

Giderken elindeki minik çiçeği verdi doktoruna, o da hemen nezaket gösterip suya koydu.

Mutlu mesut ayrıldık oradan. Şule Hanım’ı Duru’ya olan yaklaşımından dolayı tebrik ettim, ilk kez sorunsuz bir doktor seansı yaşadık sayesinde diye…

Şule Hanım aynı zamanda Güneş’in de doktoru, sayesinde Güneş’in gözleri şu anda çok iyi maşallah.

Çocuğunuz için göz doktoru arıyorsanız mutlaka Şule Hanım diyorum, başka söze gerek yok.

Doktordan sonra da söz verdiğimiz gibi Duru’yu atlara götürdük. Eğer at çiftliği isteseydi ona da götürecektik ama o atlıkarıncayı tercih etti.

Atlantis’e gittik çıkışta.

Sonraki kontrol 1 sene  sonra…

Beyaza siyah

Bir garip hallerde Duru.

Mm krizi başına vurdukça acısını benden çıkarıyor doğal olarak.

Cezalandırıyor beni.

Dün yemek yedirmedi resmen, masaya oturtmadı. Ağlıyor sürekli. “Anne gel” diyor. En ufak bir şeyi büyütüp kriz yaratıyor.

Ben “beyaz” diyorum, Duru “siyah” diyor, abartmıyorum.

Dondurma istedi, yemedi.

Bir istediği bir istediğini tutmuyor.

Çok şikayet eder gibi oldum, yok şikayet değil.

Sadece var olan durumu yazıyorum.

Geçici bir dönem, biliyorum bunu.

Zor dostum zorrr…

 

 

6

Bugün 6′nın son, nice 7′lerimizin ilk günü…

Sevgili yarim, mutlu, huzurlu, sağlıklı ve “bir”likte nice yıllarımız olsun…

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers