Archive for Şubat, 2014

Gitti Pumpkin’im☺

2 gün önce sis faciasına takıldım, öyle böyle değil hem de… İşten çıktıktan sonra 3 arkadaş Beşiktaş’a yürüdük, oradan Marmaray’la Üsküdar’a geçmekti niyetimiz. Tabii niyette kaldı sadece çünkü 10 bin kişi daha bizim gibi düşünüyormuş, hepsi orada bizi bekliyordu:) Neyse içimden gelmiyordu zaten binmek, iyi de oldu:)

Biz yollarda debelenirken Serhan da Duru’yla evdeydi. Bazen akşamları çocuklara yönelik bir İngilizce programı olan Pumpkin English yapıyoruz. Duru çok seviyor, faydalı da. Tek kötü yanı aralarda puan toplatan oyunlar olması, o puanlarla sanal mağazadan hayvan satın alınıyor falan. Bu şekilde de çocukları programa bağlıyor sanıyorum. Neyse, en azından faydalı bir şey, farkında olmadan İngilizce öğretiyor.

Duyduğunu, gördüğünü anlama, harfler, epey bir yol kat etti Duru…

Neyse, dün bir şekilde babası söz verdiği halde Pumpkin yapamadı Duru. Saat 10 gibi beni Üsküdar’dan almaya gelince de saat eve gittiğimizde 11’e geliyordu.

Eve gidince bir oyun Pumpkin yapmak istedi, fakat biz de çok geç olduğunu söyleyince ağlamaya başladı… Babasına da bozuldu, haksız da değil, söz vermiş bir kere…

Neyse yanına gittim. Ben gidince göz yaşları coştu. “Gitti Pumpkinim” diye ağlamaya başladı:) O öyle dedikçe bana bir gülme geldi:) Böyle anlatmakla olmuyor, duymak lazım.

Ben de “her zaman istediğimiz şeylerin olmayabileceğini, benim de bugün eve erken gelmek istediğim halde sis yüzünden geciktiğimi, hayatta planladığımız şeylerin istediğimiz anda gerçekleşemeyebileceğini” anlattım. O da sakinleşti. “yarın bir değil 2 oyun oynarsın” dedim. Ama kulaklarımdan gitmiyor onun “Pumpkinim gitti” lafı:)

Böyle işte, baktım dün uyurken de epey büyümüş yahu, kocaman kız oldu… Duygulandım yine…

Oradan buradan, biraz da resimler

Buraya yazmadığım süre içinde hiç resim de yükleyemedim tabii. Beğendiklerimi ekliyorum kısa notlarla…

Bizim evin ilerisinde Mihrabat Korusu var, oraya gitmişiz. Hava epey soğuktu ama ona rağmen epey vakit geçirmiştik. Güzel havalarda keyifli olabilir…

Bu da iş yerinde arkadaşım Büşra’nın tavşanı Muhittin’le olan resimler… Tavşan çok tatlı, Duru’nun kucağında huzuru buldu, kıpır kıpır tavşan yarım saate yakın kucağında oturdu. İkisi de çok mutluydu…

Yılbaşı ağacını süslediler halasında. Kuzeni Işık, halası, yengesi ve bendeniz… Çok eğlendi Duru. Biz de tabii. Resimdeki küçük maymunu bulunuz:)

Halanın sabrı tartışılmaz. Azıcık da bana vereydi Allah:)

Bu da Ali Deniz’le birlikte iken, nasıl da sarılmışlar… Kardeşi sayılır ne de olsa…

 

Piyano çalışmaları

Burcu öğretmen birkaç ödev vermiş çalışmak için. Biz de çok zorlamadan, oyunla falan çalıştırıyoruz Duru’yu. Dün piyanonun başına oturduk. Serhan da var, sonuçta konservatuvar mezunu, onun mutlaka olması lazım… Biraz çaldı Duru, sonra zor geldi, ben de göstermek istedim nasıl olacağını. Bu sefer küstü. Hadi bakalım, eski haline nasıl döndüreceğiz… Bu aralar öyle bir şey de var, kimsenin bir şey yapmasını istemiyor.

Kafayı çalıştırdım. Havuç soymuştum yesin diye, atlara olan sevgisi de malum. Serhan at gösterisi seyretmeye gelmiş bir seyirci gibi oldu. Ben de Duru’yu at yaptım, “Bakın bu güzel at nasıl da piyano çalıyor, seyretmek isteyen ücretini ödesin, gösteri başlıyor” falan dedim. Baktım bizim kız gülüyor, hemen at havasına girdi:) Anladım ki doğru yoldayız. Sonra parçayı çalmaya başladı. Alkışladık, havucunu verdim ağzına ödül olarak, o da kişnedi:)

Yani demem o ki çocuk psikolojisi çok değişik. O yüzden piyano öğretmeninin mutlaka pedegojik formasyon almış olması gerekiyor. Biz hasbelkader bulduk bu yöntemi, fakat yarın nasıl oturturum, nasıl daha sabırlı olabilirim, onu nasıl motive ederim bilemiyorum. Biraz sabırsızlık var bende, ona hemen yardımcı olayım istiyorum, o da bozuluyor buna. Daha çok küçük tabii, yine de çok iyi. Nota değerlerini bilmek, onları saymak ve notadan görüp çalmak hiç kolay değil. Zorlanınca da haliyle küsüyor, kızıyor… Öğretmenine de danışacağım yarın…

4 yıl

duruneleryapiyor.com 4. senesini tamamladı. Her ne kadar siteye uzun süredir yazı girmesem de kendim word dosyasına yazıyordum. Bunların her biri hatıra niteliğinde. Önemli. İleride okuyunca neler hissedecek kimbilir Duru…

Şimdi birazcık siteye tekrar yazma hevesim geldi. Kadriye Öğretmen’le konuşmam da etkili oldu, teşekkür ediyorum buradan kendisine.

Bakalım daha ne kadar gider bilemem ama öyle böyle 4 yıldır yazıyorum. İyi, kötü, mutlu, ağlamaklı, komik, şaşırtıcı, duygulu bir sürü şey var burada. Hepsi kızım için…

Duru’nun okul durumu

Eveeet, artık tarihi tutturdum. Bugün yazdım bu yazıyı…

Duru eski haline döndü gibi. Sabahları mutlu kalkıyor. Kahvaltısını güzel yapıyor. Öğlen yemeğini çok güzel yiyor. Bizi kapıdan güzel uğurluyor. Ne değişiklik oldu da Duru böyle oldu, inanın bilmiyorum…

15 gün önce Cumartesi Serhan’ın halasının kızı, yani kuzeni Serap’a gittik, kendisi psikolojik danışman. Bir anaokulunda da hem pedegog hem de müdür. Duru’daki bu halin nedenini merak ettim. Her şey normalmiş neyse ki, bize düşen görev onunla bol bol konuşup kılavuzluk yapmak… Okul ortamı mücadele gerektiren çetin bir ortam ne de olsa. Evde kendini bir kalede gibi emin ve korunaklı hissediyor. Dolayısıyla okul ortamı onu strese sokuyor. Onunla bol bol duygular üzerine konuşarak bu işin üstesinden gelinebilirmiş. Bu yaşlar korkunun görüldüğü yaşlarmış. Mesela karanlık korkusu varsa gölge oyunu oynayın dedi Serap, böylece daha kolay atlatılıyormuş. İşin uzmanına danışmak başka, çok da güzel ilgilendi sağ olsun, teşekkür ediyorum…

Şimdilik fırtınalı hava sakinledi. Biraz uzun sürdü ama sonu iyi… Umarım bu böyle gider…

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers