Archive for the ‘8. ay (11 Ocak-10Şubat)’ Category

Evrekaaa, evrekaaa:)

 28 Ocak 2014

Vallahi buldum. Hem kafama hem bütçeme uygun bir piyano öğretmeni buldum. Bir arkadaşımın tavsiyesi, öylesine söylemiştim, belki tanıdığı vardır diye. Varmış… Burcu öğretmen. Bilgili, eğlenceli, aynı zamanda disiplinli. Hem de çokyönlü. En önemlisi de Duru çok sevdi.

İlk ders süperdi. Bana mısın demedi Duru. 40 dakika dikkatle dinledi, öğretmeninin dediklerini aynen uyguladı. Tanıtım dersinde ilk 3 notayı ve değerlerini öğretmişti. Ertesi hafta anlattığı her şeyi hatırlıyordu. Bu nedenle hızla yol aldı. Bir sürü sticker’ı da altın madalya gibi göğsüne yapıştırdı.

Bakalım, heyecanlıyım. Belki ben de öğrenirim Duru’yla birlikte belli mi olur. Daha önce de bir sürü şey öğretmişti bize, hayvanları, dinozorları, evreni yeniden keşfettim ben onunla. Bu kez de belki bir müzik aleti çalarım…

Her hafta cumartesi saat 15.30’da…

Kurs arayışı tam gaz

15 Ocak 2014

Ay ne zor şeymiş yahu. Hem keseye hem bebeye uygun bir piyano kursu bulmak… Her şey ana okulundaki müzik öğretmenimizin yönlendirmesiyle başladı. Biz de farkındaydık müzik kulağının. Duru hevesli ve yetenekli, bu belli. Fakat bir o kadar da çekingen yapı olarak, bu da bizi kısıtlıyor. Her öğretmenle yıldızı barışmıyor. Epey yere gittik, Duru da artık “Of anne yine mi müzik kursu” diyor haklı olarak:) Bana da gülme geliyor… Özel ders maddi olarak zorluyor, grup dersi desen verimli olmaz diyorlar. Kaldım iki arada bir derede. Cumartesi bir kursa daha gideceğiz, umarım bu son olur… Başlatmazsam içimde kalacak, çünkü her gören hoca şaşırıyor Duru’nun ritim duygusunun karşısında. Bakalım, Allah büyük, teslim oldum bekliyorum:)

Okul deyince, duran sular akıyor

15 Ocak 2014

Bu aralar pek keyfi yok Duru’nun. Gözler sulu, mide bulanık, hayli bana yapışık… Okula olan isteksizlik devam ediyor. Pazar günü ateşlendi. Beyin gücü mü acaba diye soruyorum kendi kendime. Pazartesi okula gideceğini biliyor o yüzden mi diye düşünmedim değil, zorla ateşini çıkarıyor ya da belki de benden habersiz tebeşir suyu içiyordur kim bilir:)

Ciddiyeti bırakmayalım. Pazar günü Kaan’la görüştürdük Duru’yu. Biz de Deren ve Aşkın’la buluştuk tabii. İyi geldi hepimize, çocuklar bir iyi bir kötü oynadılar, biz de bol bol sohbet etme fırsatı bulduk. Oradan çıkar çıkmaz Duru’nun pili bitmişti. Babaannesine gittiğimizde de ateşlendi, 38’lere vardı. Çok dolaştık iki gündür, o kurs senin, bu arkadaş benim derken üşüttük çocuğu. Bir yandan kendimize ve kesemize uygun bir piyano kursu arayışımız devam ediyor. Fakat mantığmıza yatan pek olmadı.

Öyle olunca da yorgun düştü yavrucak, pazartesi gününden beri gitmiyor okula. Bugün gönderecektim, dün yine ateşlenince bugün de gitmedi, tabii bu durumdan da son derece memnun laf aramızda. Okul deyince dudaklar büzülüyor, gözler doluyor, midede sıkıntılar oluşuyor. Allahım ne yapsam da bu durumu düzeltsem, şaştım kaldım. Okulu, öğretmenini, öğretmenlerini seviyor. Nedenini anlayabilmiş değilim. “Sen işteyken ben de okuldayken seni çok özlüyorum” diyor sadece. Çalışan annenin bebesinde birtakım sıkıntılar çıkıyor ortaya işte, benimkinde de bu çıktı…

Bakalım, şimdi evde dinleniyormuş. Eminim ki akşam beni kapıda gördüğünde ilk diyeceği şey “Anne, ateşim olursa yarın okula gitmeyeceğim değil mi” olacak…

 

 

 

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers