Archive for the ‘2. ay’ Category

Uçtu uçtu 40 uçtu

Duru doğmadan önce her tür adet saçma gelir, daha doğrusu nasıl ve neden yapıldıklarını da bilmezdim. İnsanın çocuğu olunca her şeyi öğreniyor.

40 uçurma adetini hep duyuyordum fakat nasıl yapıldığını bilmiyordum. Meğerse 40 uçurmak için ziyarete gittiğin kişi bebeğe un (yaşlansın, saçları bembeyaz olsun), pirinç (bereketli olsun), şeker (ağzı tatlı olsun), yumurta (yumurta gibi güzel olsun-bununla pek bir alaka kuramadım ya neyse) verirmiş. Bir de o gün bebeğe banyo yaptırılırmış.

Neden 40 acaba? Herhalde bebek 40 gün sonra daha bir alışıyor dünyaya. Daha bir insan oluyor. Derdini daha iyi anlatır ve siz de onu daha iyi anlar hale geliyorsunuz. 40′ta bir keramet vardır herhalde deyip 40 rakamını daha fazla kurcalamıyorum.

Artık bebekleri dışarı çıkarmak için 40′ını beklemeye gerek kalmıyor. Doktor kontrolü, ufak ziyaretler derken Duru’yu dışarı çıkarıyorduk zaten. Havaların sıcak olması da avantajdı tabii, battaniyeye, monta gerek kalmadan üzerine bir body giydirip ince bir şey örterek dışarı çıkarıyorduk. İlk ev gezmesinde sanırım 1 aylıktı, İsmail eniştesinin doğum gününü kutlamak için onlara gitmiştik. Ablamın aldığı minik pembe elbisesini giydirip hazırlanmış, babasının işten gelmesini beklemiştik. O da dışarı çıkacağını biliyor gibi pek neşeliydi. Ablam Duru için çok güzel bir hediye paketi hazırlamıştı. Minik keselerin içine yumurta, pamuk, un, pirinç, şeker koymuş (buna kısaca “40 seti” diyebiliriz), bir de pijama takımıyla altın almıştı. Duru böylece ilk ev gezmesinde ilk hediyesini de almış oldu.

Duru gittiğimiz yerlerde eskiden beri bize sorun yaşatmamıştır pek. Çoğu bebekten daha uyumlu ve sakindi, böylece bize de bol bol gezme fırsatı vermişti tabii.

Duru’nun 40′ı ise 19 Temmuz Pazar gününe denk gelmişti. Önce 40 banyosunu yaptırmıştık. Su kovasının içine altın yüzüğümü atıp, Duru’yu dualarla yıkamıştık bir güzel. O gün Duru’yu Esinlere götürmüştük. O da bize ufak poşetlere koyarak 40 seti vermişti.

Sonrasında 40 ziyaretlerimiz devam etti. Babaannesi de bize yine 40 seti vermiş, pijama takımı almıştı. 28 Temmuz’da da Ebru teyzesine ziyarete götürmüştük. O da çok özenir böyle şeylere, çok güzel bir sepetin içine 40 setini koymuş, bir de göz boncuğu şeklinde nazarlık hediye etmişti Duru’ya. Sevim Abla da yumurta, şeker, un, pirinçle birlikte pijama takımı vermişti. Emine de onlara yaptığımız ziyaretten bizi bir mendile bohça yaptığı 40 setiyle uğurlamıştı.

Biz Duru’yu ev gezmelerine götürdükçe herkes bize erzak veriyor gibiydi. Sonuçta bir sürü yumurtam, pirincim, unum ve şekerim olmuştu. Ben de yumurtaları omlet, pirinçleri pilav, un ve şekeri de kek, börek yaparken kullandım. Bu 40 uçurma çok iyi bir adetmiş. Hem geziyor hem de ev ekonomisine katkıda bulunuyorsunuz:)

Ebru'nun Duru'ya yaptığı sepet

Sepetteki minik kesecikler

Emine'nin 40 bohçası

Elimi keşfediyorum

Duru bana çok şey öğretti, her gün de yeni bir şey öğretiyor. Daha önce hiçbir bebeğe bu kadar yakın olmamıştım doğal olarak. Minik insancıkla bu kadar yakın olunca onun her hareketine dikkat ediyorsunuz. Bu dünyaya hiçbir şey bilmeden geldiğinden (ya da biz öyle zannediyoruz!), her gün yeni bir şey keşfediyor. Bunu izlemek de çok keyifli oluyor.

Bu fotoğraflar 8 Ağustos’ta çekilmiş. Yani Duru neredeyse 2. ayını tamamlamış. O sıralarda ellerini yeni keşfediyor, bir şeyler yaparken aniden durup sağ elini incelemeye başlıyordu. Önce sağ eliyle başladı. Sol elini daha sonraları keşfetmişti. Düşünsenize sizde birtakım şeyler var, bunların farkına yeni varıyorsunuz ve oranızı buranızı inceliyorsunuz… İlk insan gibi… Düşüncesi komik gelse de bir zamanlar hepimizin bu aşamalardan geçmiş olması da enteresan geliyor bana. Duru kendini keşfederken, ben de bir zamanlar hangi aşamalardan geçtiğimizi seyrediyor, insanoğlunu tanıyorum…

Beyaz papyon, kepçe kulak

Duru doğduğundan beri hep sağ kulağının üzerine yatmaya meyilli. İlk başlarda onu bir sağ tarafına bir sol tarafına yatırıyordum. Hareketlenmeye başladıktan sonra kendi isteğiyle sağ tarafını seçti. Kulaklar yumuşak tabii. Biraz da kepçeleşmeye meyilli olacak ki iki aydan sonra yavaş yavaş havalanmaya başladılar. Ne yapsak ne etsek derken halası bant yapalım çözümünü getirdi. Tülbentten vs. birkaç denememiz oldu, fakat  o kadar hareketliydi ki hiçbiri kafasında durmuyordu. Resimlerden anlayacağınız üzere kafasında bir nesnenin varlığından da nefret ediyordu.

Alttaki resimde kafasında gördüğünüz garip bant ise benim eserim. Kulakları düzleştirme maksatlı, eski bir tişörtümün alt kısmını keserek oluşturmuştum. Bununla arası daha iyiydi. Bantı taktığımız sürece kulaklar yapışıyordu sonra yine eski formunu alıyordu. Duru şu an 8 aylık neredeyse. Kulakları mı? O da alttaki resimde:)

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers