Archive for the ‘9. ve 10. aylar’ Category

Onuncu ay doktor kontrolü

Duru, cumartesi günü doktor kontrolündeydi. İçeri girer girmez başka bir çocuğun ağlama sesini duyduğunda o da ağladı. Neyse, öyle böyle sakinleştirdik. Babası orada olan kocaman bir kanguruyu gösterdi, bizimki bayıldı tabii. Bir de üstüne yatıverdi.

Neyse, boy kilo kontrolü yapıldı yine. Maşallah hepsi %90 ve üzeri çıktı. Boy 76 cm, kilo 10,530 kg. Önümüzdeki ay görmeye gerek yok dedi, bir sonraki kontrol haziranda.

Duru’yu oyalama alternatifleri

Duru büyüdükçe onu oyalamak için farklı alternatifler bulmak zorunda kalıyoruz. Zaten bol bol yürüme talimi yapmak istiyor, o ayrı. Bir de karyolasına babamın yaptığı parmaklık projesinden sonra parmaklıklara tutunup yatağın içinde dolanmayı da pek seviyor. Burada da epeyce vakit geçiriyoruz. Şimdilerde bir de çekmeceleri açmaya, dolap kapaklarını tutup sarsmaya bayılıyor.

Tüm bunların yanında bazı yaratıcı projeler geliştirmek, oyuncaklar icat etmek durumunda da kalıyoruz. Geçenlerde Ikea’dan Duru’nun oyuncakları için tekerlekli sepet almıştık. Eski evimde, bir gün bebeğim oynar diye poşetleyip sakladıklarımı da getirince Duru’nun epey bir oyuncağı olmuştu. Bu sepet, oyuncakların epeyce bir kısmını aldı. Sepet fonksiyonunun yanında kızıma da araba oldu. Duru’yu içine oturtup sürüyoruz, çok hoşuna gidiyor. Bir de benim çamaşır leğenim var. Duru’yu onun içine koyup ileri geri hareket ettirince de kahkahadan kırılıyor.

Duru’nun şu sıralar sevdiği başka bir şey de sallayınca ses çıkaran objeler. Onun için plastik bir kabın içine pirinç taneleri koyup sıkıca ağzını kapadım. Onu da sallayıp sallayıp gülüyor.

Çocuk böyle bir şey işte. Onun bir gülüşü, mutlu geçen bir dakikası için girmediğiniz kılık, yapmadığınız şey kalmıyor…

Güneşli havalar ve gezmelere başlamalar…

Bu kış çok uzun sürdü. Havalar hala 10 derecelerde. Duru hafta içi eve kapandığından hafta sonunda hava güzel olsun istiyorum. Çocuğum biraz hava alsın, dışarılarda gezsin, güneş yüzü görsün, çiçeği, böceği tanısın diye…

Neyse, 2 hafta önce, Nisanın 3-4′ünde hava çok güzeldi. İstanbul Belediyesi, Lale Festivali için bazı alanlara bol miktarda lale ekmiş. Böyle olunca da bu güzelliği görelim dedik. Hıdiv Kasrı bize yakın, cumartesi günü oraya gittik. Laleler ekilmiş ama daha hepsi çıkmamıştı. Biz de renkli çiçeklerle idare etmek zorunda kaldık.

Duru’yu ilk defa dışarıda yürüttük. Meraklı bir çocuk olduğundan yine birilerini gözüne kestirip bol bol etrafı izledi.

Aynı haftanın pazar günü de bu kez Ebru’larla buluşmak üzere yine oradaydık. Hava güzel fakat biraz serindi. Bir de pazar olması nedeniyle birazcık kalabalıktı. Yine de keyifli bir gün geçirdik. Duru, babasının omzunda bir sağa, bir sola eğilerek oyunlarını oynadı.

Güneş gidince hava ayaza dönüyor. Dikkat etmek lazım. Güzel havalardan istifade etmek de lazım. Bahar geldi, kırlarda koşup yuvarlanmak lazım. Kızıma çayır çimen lazım. Yazının sonunu bağlayamadım. Bu da böyle olsun bakalım:)

Canım kızım 10 aylık…

Canım kızım 10 Nisan itibarıyla tam 10 aylık oldu. Geçen sene bu zamanlar 8 aylık hamileydim sanırım. Doğdu da 10 ayını bitirdi bile. Meleğim, hep beraber nice aylara, yıllara…

Dişler patlıyor…

Kızımın üst sol yan dişi epeyce belirdi. Geçen hafta iştahsızdı, 2 gece de çok sık uyanmıştı. Diş yüzündenmiş yine. Dün akşam baktım epeyce büyümüş. Sırayla patlıyor dişler. Böylece 5. dişi de çıkmış oldu.

12 Nisan Pazartesi günü, ağzını açtığı bir anda tekrar baktım ki diğer yan dişi de çıkmış. Dişleri 6′lamış olduk…

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers