Archive for the ‘Fotoğraflar’ Category

Oradan buradan, biraz da resimler

Buraya yazmadığım süre içinde hiç resim de yükleyemedim tabii. Beğendiklerimi ekliyorum kısa notlarla…

Bizim evin ilerisinde Mihrabat Korusu var, oraya gitmişiz. Hava epey soğuktu ama ona rağmen epey vakit geçirmiştik. Güzel havalarda keyifli olabilir…

Bu da iş yerinde arkadaşım Büşra’nın tavşanı Muhittin’le olan resimler… Tavşan çok tatlı, Duru’nun kucağında huzuru buldu, kıpır kıpır tavşan yarım saate yakın kucağında oturdu. İkisi de çok mutluydu…

Yılbaşı ağacını süslediler halasında. Kuzeni Işık, halası, yengesi ve bendeniz… Çok eğlendi Duru. Biz de tabii. Resimdeki küçük maymunu bulunuz:)

Halanın sabrı tartışılmaz. Azıcık da bana vereydi Allah:)

Bu da Ali Deniz’le birlikte iken, nasıl da sarılmışlar… Kardeşi sayılır ne de olsa…

 

Bayramı bayram ettik

Bir bayram daha geçti. Buralardaydık. İlk gün bayramlıklarını giydirip el öpmeye götürdük babaanneye. Teyze ve eniştesi geleneği bozmayıp yine bu bayram da giydirdiler Duru’yu. Kahvaltılar, bayram ziyaretleri, gezmeler tozmalar, misafirler derken çabucak bitip gitti. Her gün 9’dan başlayıp geriye doğru saydı. Nasıl da aklında tutuyor… Bugün 8, bugün 7. gün diyerek bayram tatilini bitirdik.

İlk gezimiz Caddebostan sahilde başladı. Hava harikaydı, orada erkek çocukları futbol oynarken bizimki de kenarda bekleyip gelen toplara vurdu. İnanılmaz ama oldukça iyi top sürüyor, iyi mi kötü mü bilemedim??:) Bayramın ilk günü de Hıdiv Kasrı’ndaydık. Top oynadı, kedi sevdi, sonra da 1 dilim pastayı afiyetle mideye indirdi…

Tatilin orta gününde niyetimiz Esra-Tolga ve Ela ile Atatürk Arberotumu’na gitmek olsa da yanlış anlaşma sonucu girişimimiz başarısızlıkla sonuçlandı. Biz gittik Kayışdağı’na, arboretum meğerse Sarıyer tarafında imiş:) Biz de oralara gitmişken bulduğumuz bir piknik alanında vakit geçirdik, çok da iyi oldu. Duru ve Ela, orada buldukları çocuklar, Esra ve Tolga ile yakantop ve istop oynadılar. Daha kalacaktık fakat yağmurun başlamasıyla gitmek zorunda kaldık…

Tatilin son cumartesi günü de Ela’lar geldi bize. Burnumuzun dibinde oturuyorlar fakat bir türlü fırsat bulup çağıramamıştım, hazır tatilken iyi de oldu. Kızlar çok iyi vakit geçirdi, biz de Esra ve Tolga’yla bir yandan sohbet ederken bir yandan da kızların hazırladıkları gösterileri seyrettik:) Çok keyifliydi…

Bayramda yeni bir yer keşfettik. Burnumuzun dibi aslında, hep niyet ediyordum, Beylerbeyi Sarayı. İçini gezmedik fakat muhteşem bahçesinde kahvaltı yaptık. Harika bir yer. Kocaman bambu ağaçları bile vardı. Oyun alanı falan yok öyle ama bahçesinde çok güzel oyalanıyor çocuklar. Burada da çocuklar oyalanıyor, bakınız:)

Son kalan güzel havada burası çok iyi gitti. Oradan sonra da Özgürlük Parkı’na gittik. Hava çok güzeldi, Duru doya doya güzel havanın tadını çıkardı. Çimlerde yuvarlandı, salıncağa bindi, kaydıraktan kaydı, tırmandı, en çok da birlikte saklambaç ve ebelemece oynadık. Benim enerjim de iyiydi o gün allahtan ve birlikte çok çok eğlendik.

Dönüşte İsmail abi ve Emir’le görüştük, birlikte yemek yedik. Ayrılıkları zor oldu biraz. Yol boyu Emir’i sayıkladı…

Bayramda ezberlemesi için 2 kıtalık bir şiir de vermişler, hemen ezberleyiverdi. Cumhuriyet Bayramı’nda okuyacaklarmış. Toplantı 2 Kasım’da, bakalım neler duyacağız…

Duru’nun keyfi bu aralar iyi. Fakat akşamları özellikle uykudan önce kendini biraz da zorla ağlatmak istiyor. Erken yatmak (erken dediğim 10) hoşuna gitmiyor tabii.

Nice bayramlar görürüz inşallah…

Tatilden birkaç kare daha

Ratatouille filminin oyuncuları değişti:)

Fazla lafa gerek yok, iş yerinden arkadaşım İlknur yapmış sağ olsun…

Yukarıdan bize bakan Bulut, sağdaki kollarını kavuşturmuş Seher ve soldaki kıvırcık Bendeniz… Baş rolde ise Duru:)

Çok beğendim, ellerine, emeğine sağlık arkadaşım…

2011 böyle geçti

Bloğunu severek takip ettiğim Füsun Hanım, 2011′de çektiği fotoğraflar arasından en sevdiklerini  yayınlamış. Fotoğraflar harika, Defne de… Benim esin kaynağım oldu kendisi, ayrıca teşekkürler…

Yalnız, en güzelleri seçmek, elemek çok zormuş. Epey bir vaktimi aldı. Çok fazla oldu, bakarken sıkılmazsınız umarım…

Bunu yaparken geçmişe de döndüm, unutuluyor bazı şeyler ne garip, Duru sanki hep böyleymiş gibi…

2011 güzeldi, keyifliydi. Duru tamamen çocuk oldu 2011′de. Birlikte daha çok şey yapar olduk. Diğer yandan inatçılığı ile zaman zaman limitlerimi de zorladı.

Herkese mutlu mu mutlu bir yıl dilerim, en önemlisi de  sağlıklı…

Sarelle bitterle kendinden geçme halleri

Hey you!

Bir dönem mutfak tezgahında oturup suyla, kupalarla oynamaya bayılıyordu. Cingöz bakışın anlamı: Her an bir numara yapabilirim:)

Miniatürk'teyiz, satranç taşlarına bayılmıştı. Soldan sağa Vezir, Duru, at, at, kale:)

Duru'nun abisi, canım yeğenim Emir... Miniatürk'te, Emir'in yanında minik, minyatür gibi:)

Uyuyan güzel, onu uyurken seyretmeye bayılıyorum...

Babasının kafasına tünemiş, muhtemelen koşmaktan yanakları kızarmış, şirin:)

Duru ağırlaştığından havaya atılamıyordu artık, bu fotoğrafı çekerken bunu düşünmüştüm... Büyüyordu...

Rahmi Koç Müzesi'nde atlıkarınca keyfi...

Polonezköy'deyiz...

Aynı gün... En sevdiği arkadaşı Bulut'la otomobil sürüyorlar. Hiç bebekle oynamadı ki...

Ne olduysa küsmüş benim kız:) Kadın kaprisi taa o zamandan başlıyor demek:)

2 yaş doğum günü, stilisti ablam, çok güzel olmuştu o gün...

Nasıl yumuk yumuklar, yine yanında Bulut var, pasta canavarı:)

Tatildeyiz, yorulmuş uyumuş omzumda, hep böyle kalsak...

Yorum yok:)

Bu fotoğrafa da yorum yapmama hakkımı kullanıyorum, favorilerimden...

Tatilde akşamları animasyonu iple çekiyor, sahneden inmek istemiyordu, çocukların arasında en ufağı ama çok şaşırtmıştı bizi davranışlarıyla...

Endülüs bebesi o, Flamenko yapıyor sanki:)

Duru sayesinde bütün animasyon şarkılarını ezberlemiştik, birlikte söylüyorduk. Epeydir unuttu, yeni favorisi “Ilgaz”, Pepee'den öğrenmiş...

Tatildeyiz, zor yapılan bir kahvaltı, kendisi gezerek kayısı kemirmeyi tercih ediyor...

Dondurmayla kendinden geçmiş, çok seviyor...

Poz veriyor bana

Kuş sütüyle besler Cemdemir'iiii:)

Bayram günü dede ve anneannede, bizim emektar evdeyiz. Kaç bebe büyüttü bu ev... Duru'yu balkonda görünce öyle eskilere gitmişti aklım, çocukluğuma..

Gözlemeci teyze:) Banyodan sonra saçını, üzerini ıslatmasın diye tülbentle bağlarım, makineyle kurutturmuyor.

Yine baba tepesinde, sevdiklerimden biri...

Dizi dizi inciyim...

Yine Bulut'la... Bulut gözünü kapatıp Duru'dan saklanıyor, Duru da gidip onu gıdıklayıp birlikte kikirdiyorlar, seyretmesi çok eğlenceliydi.

Kaydırak canavarı kendisi, 20 kere en az, bizim izlemekten başımız döner, o hiç yorulmaz...

Armutlu'ya giderken feribot sırasındayız. Etrafı kesiyor bizimki...

Gülümseyin

Bizimki aşka gelmiş, Esin'in bebelerinden Gökay'ı öpüyor, Hilal'de kardeşini kıskanma bakışı var sanki??

Minik Ali Deniz, Duru'nun kardeşi sayılır, biraz sevgi biraz kıskançlık karışık Duru'da...

Duru doğayı çok seviyor, çiçek, böcek, yaprak, taş... Anneannesiyle parktan dönüşte çiçek koparıp akşama bana veriyor...

Duru'nun güzel kuzeni Selin, arkadaşı gibi...

Minik kuşlar... Duru'nun Günoş'u ve Egemen abisi, elindeki de Limon, Güneş'in muhabbet kuşlarından biri...

Akşamları “ne aktivite yapmalı” düşüncesiyle yaptığımız bir kurabiye denemesi...

Çarşıdan aldım 2 tane eve geldim 12 tane, bu yıl balıklarımız da oldu, 2 idi önce, şu an 12 oldu:) Akvaryum değil Balıklı Göl mübarek, bakınız ilgili yazı:)

Bir dönem makasla kağıt, oyun hamuru kesme tutkusu vardı, her yer kağıt ve oyun hamuru idi, bu aralar unuttu biraz...

Resim yapmaya bayılıyor...

Bu yıl ilk kez kendisi süsledi yılbaşı ağacımızı, bizzat olayın içinde olsun istedik...

Işık, yüz, saçlar... Hepsi çook güzel...

 

 

 

 

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers