Archive for the ‘10. ay’ Category

Evimize minik bir serçe kondu…

Çok olmuş Pelin’i tanıyalı. 97 yılıydı. İstanbul Üniversitesi’nde İşletmecilik İhtisas Gündüz Programı’na katılmıştım, yönetici olacağım sanki:) Kimya üzerine güzel bir cila oldu, o ayrı:) Gitmemin başka bir nedeni varmış.

Hiç unutmam, grup çalışmasındaydık, sanıyorum Üretim Planlama dersiydi. İçeri ufak tefek bir kız çocuğu girmiş, nedense benim yanıma gelip oturuvermişti:)

Hiçbir şey nedensiz değil.

Başlayalı 1 hafta olmuştu, bu kız çocuğu yeni katılmıştı aramıza. Çekingen ve ne yapacağını bilmez hareketlerinden heyecanlı ve telaşlı biri olduğunu anlamıştım. Bir ortama sonradan dahil olmak kadar kötü bir şey yoktur. Anlamazsın, soramazsın… Neyse, adını öğrenmiştim, Pelin… Sorular sormaya, dersi anlamaya çalışıyordu yavrucak:)

Geliş o geliş, bir daha hiç kopmadık Pelin’le. Sık görüşemediğimiz, ikimizin de kendi yolunda yürüdüğü zamanlardan sonra bile kaldığımız yerden devam edebildik. Zor zamanları, güzel anları paylaştık.

Böyle işte Pelin’le olan geçmişimiz. Duru aramıza katıldıktan sonra da onun her özel anında yanımızdaydı Pelin. Duru Pelin’i, Pelin de Duru’yu sever… Duru’nun en sevdiği hangi oyuncağı varsa hepsini Pelin almıştır, herhalde severek ve isteyerek aldığı için bu böyle…

Pelin’in doğum günüydü 8 Nisan, bizimle olmak istedi o gün, iyi ki de istedi, çok da güzel geçti…

Duru çok sevindi görünce, kucağında oturdu Pelin’in, öptü. Pantolon renklerinin aynı olduğunu görünce Pelin’in hâlâ 3-5 yaş grubuna dahil olduğuna bir kez daha karar verdim.

Sabah Çengelköy’e kahvaltıya gittik. Çınaraltı’nda yer bulmak ne mümkün. İskelenin oradaki yere gittik biz de. Güzel bir kahvaltı yaptık, hava da güzeldi, sohbet de. Annem de bizimleydi. Duru’yu Serhan’la nöbetleşe idare ettik. Sahilde bol bol rüzgar yedik bu sayede…

Sonra eve geçtik, elmalı tart yapmıştım pasta niyetine, Duru’yla birlikte üfledi mumu Pelin.

Dileği neydi bilmiyorum ama ben içimden onun için bir dilek diledim haddim olmayarak.

Hepimiz ayrı keyif aldık günden.

İki tane mum koymuştum tartın üzerine, evrene mesajım, niyetim, dileğim budur Pelin’le ilgili… Pelin ister mi bilmem ama ben onun eş ruhunu da tanımak istiyorum artık…

Benim minik serçem, iyi ki yanıma kondun bundan tam 15 yıl önce. Hiçbir şey nedensiz değil biliyorum. İşletmecilik Programı’nın bana kazandırdığı tek şeysin sen… Hep bizimle kal…

 

Havalar güzel, çayırlar bizi bekler…

Bol güneş, temiz hava alma vaktidir. Bahar geldi artık (bugünkü havayı saymazsak). İçim kıpır kıpır, evde durasım yok, gezdir bizi Serhan Baba:)

Mesaj yerine gitmiş midir, yazıyı okursa gitmiştir bence…

Hafta sonu Hidiv’deydik. Duru azıcık hava alsın istedik…

Her yer nasıl yeşillik, nasıl güzel. Laleler tam açmamış henüz, bu hafta tamamdır bence… Onun dışında her yer mor, pembe, sarı, rengarenk ve rengarenk…

Önce yürüyüş yaptık, yaparken doğayı da keşfettik Duru’yla…

Yürüyüş bittiğinde kafenin olduğu bölüme geldik. Yer bulmak ne mümkün… Devam ettik yürüyüşe. Orada bir çocuk vardı, çimenlerde rampa aşağı yuvarlanıyordu. Duru da katıldı ona derhal. Birlikte yuvarlanıp gittiler:)

O kadar eğleniyorlardı ki, onları seyrederken biz daha çok eğlendik. Birden aklıma geldi, ben hiç çimlerde yuvarlanmamıştım küçükken. Duru’nun yuvarlanması bu nedenle başka bir keyif veriyordu bana.

Parka gittik biraz, fakat o kadar kalabalıktı ki Duru kalmak istemedi orada. Biz de çimenlere gittik, piknik yapmaya…

Biraz koştuk, biraz babasıyla doğayı inceledi Duru. Öğreten adam, kızına yeni şeyler öğretti, tabii bana da:)

Duru kozalaklardaki minik tohumları keşfetti.

Sonra babasıyla el ele yürüdüler biraz, ben de onları takip edip resimlerini çektim:)

Bu uzakta görünen mor çiçeklere bayıldım, yol kenarından birkaç tane topladım, eve götürdüm, sudalar şimdi…

Babadaki hayran bakışa dikkatinizi çekmek isterim…

Sonra biraz karnımızı doyurduk. Pastaneden bir şeyler almıştık, bir de annemin yaptığı dolmalardan getirmiştim. Keyifle yedik yeşilliklerin üzerinde.

Ne güzel yiyor… Saçını örünce iyice benzedi ablama…

Hele burada aynen küçük Özlem…

Arada görevliler dolaşıyordu, efendim yassakmışş çimlerde oturmak. Tamam, çiçekli alanlarda bunu anlayabilirim ama sadece ağaç ve çimenlerin olduğu yerlerde buna izin vermeliler bence.

Böylece gitme vakti gelmişti bize… Son anda Duru’nun tuvaleti gelince lazımlığını bir ağaç dibine koyup ihtiyaç giderdik ve çıkanı ağaç dibine döktük su niyetine:) Uzakta başka bir anne de çalıları sulamak üzere oğlunu hazırlıyordu:)

Duru’nun bu fotoğrafıyla yazımı bitirmek istiyorum…


 

 

 

Duru’dan bir inci

Geçen akşamlardan birinde Duru’yla bir konu hakkında konuşuyorduk. Üzerinden epey geçtiği için tam olarak hatırlayamıyorum. “Sen bu konu hakkında ne düşünüyorsun” diye sordum, cevabını çok merak ediyorum bir yandan da. Yanımdan kalktı, kırıtarak şöyle dedi: “Şu anda bir şey söyleyemiycem” Ve arkasına bakmadan kırıta kırıta uzaklaştı…

Mor, pembe, portre

Duru’nun fotoğraflarını çekmeye ba-yı-lı-yo-rum. Büyüdükçe daha da güzelleşiyor, güzelleştikçe daha çok çekesim geliyor. Her anneye yavrusu güzel, benimki de bana…

Duru’nun saçları çok uzadı, banyo yapınca neredeyse beline geliyor. Hiç kesmedik daha. Yakın bir zamana kadar toplatmıyordu. Toplayınca, tokayı çekip hemen bozuyordu saçını. Ta ki anneannesiyle parka gidip, saçını toplayan bir kız çocuğunu görene kadar. Ondan sonra saçını örebiliyoruz bile.

Böyle mor, pembe, saçlar da toplu, çok beğendim Duru’yu.

İşte portreler…

 

 

 

Güneş’e ve Limon’a gittik

Geçtiğimiz hafta sonu Ebru’lara gittik, Duru Güneş’i çok özlemişti. Bayılıyor ona.

Pazar günü öğleden sonra Ebrulardaydık. Güneş ve Duru birbirlerini bulunca dünyayı unutuyor, yine öyle oldu.

Onlar içerde oynarken biz de iki lafladık.

Bir sürü muhabbet kuşu vardı Ebrularda, Limon hariç hepsini vermişler. 2 tane de kanarya var, biri neredeyse tavuk mübarek:)

Selçuk bir ara Limon’u Duru’nun koluna koydu yine. Allahım hiç mi uçmaz, yarım saatten fazla Duru’nun kolunda, omzunda durdu hayvancık. Biz dokununca ürküp kaçıyor, Duru dokunup sevince daha da bir mayışıyor.

Öylece oturdular…

Güneş, Limon, Ebru, çay, Selçuk, Safiye teyze, sohbet, hepimize iyi geldi…

 

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers