Archive for Aralık, 2010

Yeni yıl, bize sağlık, mutluluk, huzur getir!

Sağlık olsun da gerisi gelir zaten…

En başta yavruma ve eşime, sonra ailelerimize ve ailem kadar sevdiğim dostlarıma…

Yeni yıldan tek beklentim budur. Para olmasa da olur, olan bize yeter Allaha şükür.

Bu akşam için özel bir planımız yok, evdeyiz. Zaten tadım da pek yok birkaç gündür, bu sabah da üzücü bir haber aldım. Hava güzel ama içim buruk…

Yeni yıl tüm hüzünleri de silsin, eskisi giderken onları da götürsün yanında…

Ba-baaayy…

Duru’nun “ba-baaay” demesine bayılmayan yok, özellikle de babaannesi… Ben de çok seviyorum. Her yerde kullanıyor, doktora gidiyoruz, muayene sırasında canımız çıkıyor, ağlıyor, bağırıyor, muayene bitiyor, doktoru giderken ba-baaayy diyor ona. Tahlile gidiyoruz, ağlıyor, bağırıyor, giderken yine ordakilere ba-baay diyor. Akşam “Hadi uyku vakti, uyuyalım, odamıza gidelim” diyorum, babasına, anneannesine ba-baaay diyip el sallayarak gidiyoruz.

Duru’nun bana olan düşkünlüğü devam ediyor. Bu durum özellikle sabahları işe giderken çok üzücü oluyor, hem benim hem de onun için. Her sabah ya “Anneanneyle balkondan bakın, bana el sallayın” diyerek ya da “Hadi anneannenle kitaplara bakın” diyerek işe gidip akşam geleceğimi söylüyor, öyle gidiyorum. Yani hep başka bir şeylere yöneltmek gerekiyor ayrılabilmek için.

Bu sabah farklı bir şey oldu. Biz giyindik Serhan’la. “Al, al” demeye başladı hemen, bizim kucağımıza gelmek istedi. Biz de anlattık, “Bak biz gezmeye gitmiyoruz, işe gidiyoruz, çalışmak zorundayız ama akşam geleceğiz” dedik. Bu, sakinleşti birden. “Hadi siz kitaplara bakın şimdi” dedik. Gitti anneannesinin kucağına, bize de “ba-baaay” dedi, el salladı. Babası da ben de öptük onu, ilk defa öpüşerek ayrıldık.

Dedim ki kendi kendime Allahım nasıl bir yavru verdin bize, ne kadar şükretsem azdır. Böyle olgun davranışlar sergilediğinde hem şaşkınlıktan bakakalıyorum bir yandan da ona olan hayranlığım artıyor, maşallah, kendi nazarım değecek diye de korkuyorum.

Dün bir siteden bulduğum çok şirin aydede resmini o uyurken odasına astım. Gece meme için kalktığında direkt gördü onu, “Aydede” dedi sevinerek. “Bak, sana gelmiş” dedim ben de, mutlu mutlu uyudu tekrar.

Senenin bitmesine 3 gün kaldı. Geçen sene bu zamanlar çok üzgündüm, işe başlayacaktım, kızımdan ayrılacaktım. 1 sene geçmiş, alışamadım hâlâ ondan ayrı kalmaya. Neyse Allah sağlık versin de, gerisi önemli değil…

Nihayet lazımlık…

Ne zamandır almak istiyorduk, bir lazımlık…

Duru 19. ayının içinde. Gerçi çok fazla çişten rahatsız olma, bez istememe durumları falan yok ama ben yine de gözünün önünde olsun, alışsın, fonksiyonunu kavrasın diye istiyordum uygun bir lazımlık.

Nihayet fırsat bulduk da geçen cumartesi almaya gittik.

E-bebek’te, Recaro’nun müzikli lazımlığı indirime girmişti. Hepsi minicik minicik. Sandalye tipi daha rahat olur diye düşündük. Tas gibi olanlara hayatta oturmaz Duru. Bu aldığımız da çok büyük değil, aslında şüpheliyim uygun olup olmadığı konusunda. Bir de Joker’e bakmak lazım, en kötü bunu başka bir şeyle değiştiririz.

Neyse, ondan bir tane aldık. Eve getirdik, babası kurdu lazımlığı. “Bak bu senin tuvaletin, buna çiş yapacaksın” dedik. O da gördükçe çiş çiş demeye başladı.

Henüz oturtmayı başaramadık. Müzik çalıyor diye babası kıyafetiyle oturtmayı başardı bir kez ama sonra hiç yanaşmadı.

Şimdilik göz aşinalığı için salonun başköşesinde duruyor. Geçen gün ineğini lazımlığın deliğinin içine sokuyordu çiş çiş diye:) Annem de Caillou’sunun pantolonunu indirip oturtmuş lazımlığın üzerine, “Bak Caillou da çişini yapıyor buraya’ demiş:) Birlikte oynuyorlar işte:)

Zorlamamak, çocuğu korkutup ürkütmemek lazım. Tuvalet eğitimi zor zenaat netekim.

Henüz erken sanırım… Bakalım, küçük hanımefendi ne zaman yanaşacak oturmaya…

Beşik yeni sahibine teslim edildi

Durucuk tam 7 ay bu beşikte yatmıştı. Geceleri sık uyanmaya başlamıştı. Eli kolu bir yere çarpınca darlanıp ağlayarak uyanıyordu. Biz de onu karyolasında yatırmaya alıştırdık. 2010 Ocak ayının ortalarından beri de boş duruyordu beşikçik.

Beşiğin yeni sahibi belliydi aslında, aylar öncesinden rezerve edilmişti, sadece aramıza katılmasını bekliyorduk.

Kız mıydı, erkek mi?? Bakalım kim şereflendirecekti Duru’nun beşiğini.

Derken sevgili arkadaşım Emine müjdeli haberi verdi, bundan yaklaşık 7 ay önce… Hamileydi…

3 aya kalmadan da bebeğimizin cinsiyeti belli oldu, erkekti yeni sahip…

Beşikte yatacak küçücük misafirimizin adı Deniz olacaktı, adı da güzeldi…

Aylar geçti, biz bir türlü ayarlayıp da buluşamadık Emine’lerle teslimat için. Neyse ki Kurban Bayramı’nın uzun tatili imdadımıza yetişti.

Beşiği vermeden önce, Deniz’cik temiz temiz yatsın diye tülünü bebek sabunuyla yıkayıp poşetlemiştim. Öylece duruyordu.

Bu resim de beşikte gelinen en son noktadır:

O gün öğlen mutlu mesut uyuduğunda Duru’yu beşiğine koyup veda fotoğrafı çektim…

Yeni sahibi Minik Deniz’imiz de umarım Duru gibi huzurlu, mutlu uykular uyur bu beşikte. Sağlıklı, güzel günler geçirir annesi babasıyla…

Duru’nun uyku halleri…

Duru genellikle sakin uyuyan bir çocuk. Öyle bacağımı atayım, tekmeleyeyim falan yok. Yan dönüp uyumayı sever çoğunlukla, bir de çok sıcağa tahammülü yok. Direkt üzerinden atar yorganı. Bir de yan dönerken yorgan ya da battaniye vücuduna sarınırsa kazayla, o zaman sinirlenerek uyanır derhal.

Bazen de böyle uyuyor. Bunalmış herhalde. Bir öğle uykusu sırasında çektim bu resmi…

Akşamları benim odamda uyuyoruz önce. Daldıktan sonra ona uyku tulumunu giydiriyorum. Giydirirken yan falan dönüp, bazen de hızını alamayıp tosbağa pozisyonunda uykuya devam ediyor. Böyle:

Uyuduktan sonra epey bir müddet yatırmıyorum yerine, kucağımda onu seyrediyorum, doyamıyorum…

Bir de 1-2 haftadır göğsümde uyumayı sevmeye başladı. Emzirerek uyutuyorum, emdikten sonra kafasını hemen göğsümün, kalbimin üzerine koyarak uyumaya devam ediyor, neredeyse yarı oturur vaziyette. Nedenini çözemedim, güvende hissediyor kendini diye tahmin ediyorum.

Gel de yatır yerine… Bak bak, seyret, doyamaz ki insan…

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers