Archive for the ‘15. ay’ Category

Bir görüntüyle eskiyi anımsama

Çeşme’ye gidişte Duru çoğunlukla kucağımdaydı demiştim. Bir ara kucağımda uyuyakaldı. Ona bakınca aklıma çektiğim eski fotoğraflardan biri geldi hemen:

Duru burada neredeyse 1 aylık.

Kucağımda yatan kocamanım ise 15 aylıktı. İfade aynı ama hatlar birazcık büyümüş.

Bu arada bizimki dişlerini fırçalatmıyor. Ben de o uyuduktan sonra ellerimi yıkayıp parmağımla dişlerini temizliyorum. Tatil dönüşü yine bir ağız bakımı sırasında baktım ki ağzı diş dolmuş. Sessiz sakin diş çıkarmış bizimki. Üstte 2 köpek dişi, altta diğer taraftaki azı yanı, yine üstte dipte bir azı yanı dişi. 4 diş birden. O kadar ateş ve huzursuzluk, aşının yanında dişten de kaynaklanıyormuş yani.

Bu arada tatilde kelime dağarcığına 1-2 kelime daha ekledi. “Ağaç”ı çok güzel söylüyor. “Ne dedin” benzeri bir kelime söylüyor bir de. Tatil dönüşü motor becerileri de oldukça gelişmiş. Küpleri güzelce üst üste koyuyor büyüklüklerine göre.

Dün akşam “O piti piti karamela sepeti terazi lastik jimnastik” gibi anlamsız bir şarkıyı söyleyerek Duru’yu oynattık. Önce utanır gibi oldu, bacaklarıma saklandı. Sonra mutfağa gitti, poposunu sallaya sallaya orada oynadı güzelce:) Çocuklar utanmayı da biliyorlar daha bu yaştan.

Çok telden çaldı bu yazı, aklıma geleni yazdım işte:)

Minik Duru’nun kitap sevdası

Duru bugünlerde kitaplara meraklı. Hep meraklıydı ama okumaya değil yemeye:) Şaka bir yana kitaplar hep ilgisini çekti Duru’nun. Daha yeni yeni oturuyorken önüne kitap koyardık, evirir çevirir, tersse düzeltir, sayfalarını açar tek tek bakardı.

Vaktimiz salonda geçtiğinden oynadığı oyuncakları ve kitapları da salonda duruyor. Akşam işten eve geldiğimde emme faslından sonra yaptığımız şey kitap okumak. Ona daha önce Mav serisinden 2 kitap almıştım, içinde kedi karakterleri ile günlük olayları anlatıyor. Onlardan birini, hangisini isterse, eline alıp bana getiriyor, kucağıma oturuyor, ben de ona sayfaları açıp kitabı “anlatıyorum”. Okuyunca dikkati dağılıyor çünkü, ordaki objeleri gösterip kitabı anlatmak daha çok dikkatini çekiyor. Gündüz de annem yapıyormuş aynısını.

Dün akşam önce birlikte baktık kitaba. Sonra biraz başka şeylerle oynadı. Biraz sonra başka bir kitabını alıp babasına götürdü, pamuk pamuk oturdu babasının kucağına. Birlikte kitap okudular. Bir de uyumadan önce biraz okudum. Sonra baktım gözlerini ovuşturuyor, uyutmaya götürdüm.

Çocuklar hakkında her ne kadar okuyup araştırsam da bazı şeylerde çocuk zaten sizi yönlendiriyor. Önemli olan onun isteklerini anlayabilmek…

Kitap konusunda da öyle oldu. Daha önce kucağıma alıp okumak isterdim kitabı, sıkılırdı, inerdi kucağımdan, kendisi sayfalarını açıp bakmak isterdi. Şimdi kendisi getiriyor birlikte okuyalım diye…

Kitabı sevsin, okusun. Bu yaşlarda başlarsa ilerde daha çok sever diye umuyorum.

Pazar oyunları

Duru bu pazar çok oyuncuydu…

Sabah 7.30′da mesaim başladı. Uyanır uyanmaz şaşırma nidası ve işaret parmağını havaya kaldırarak bana bir şeyler göstermesi ve anlatması ile güne merhaba dedik. Emzirme döngüsü (herhalde 10 kez falan), kahvaltı derken saat geçiveriyor hemen. Br ara babanın yanına gittik, biraz orda vakit geçirsin istedim, bıraktım onu oraya. Benden ayrılmak istemediğinden bir iki mızırdanıyor önce, sonra “resim bakalım, şöyle yapalım” diyerek yatağın üzerinde babasıyla duruyor neyse ki.

Bir süre sonra yatak odasından Duru’nun kahkahaları gelmeye başladı. Merak ettim, yine ne hokkabazlık yapıyordu acaba:) Baktım babasının burnunu ısırıyor, babası da sonra onun göbeğine doğru kafasını uzatıp gıdıklıyor, Duru da öyle güzel kahkaha atıyor ki… Sonra gittim, gizlice kameraya çektim onları. Çünkü Duru beni görünce hemen “Anneee” diyerek o durumu ve anı hemen terk ediyor.

Çekimi bitirdikten sonra yanlarına gittim. Yanlarına yatıverdim ben de. Duru beni görünce hemen nazlanmaya başladı tabii. Sonra oyun oynamaya başladık. Geldi, göbeğimi açtı ve ağzını dayayıp hava üfleyerek “poorrrt” diye ses çıkardı. Şaşırdım kaldım, krize girdik tabii. Bir de emekleyerek kaçma oyunumuz var. Emekliyor, sonra biraz bekliyor onu yakalamamız için, biz de ayak bileklerinden tutup çekiyoruz, o da çok eğleniyor.

Dün akşam annemi almaya gittik. Herkese ayrı ilgi, Emir’e, İsmail eniştesine ayrı, teyzeye ayrı. Teyze onu kudurtuyor zaten:) Orda da çok şebekti. Bir de Serhan bir espri yaptı, çok hoşuma gittiğinden buraya da yazmak istedim.

Babam Duru’ya bez alıyor arada. Dün de Duru’nun altını değiştirdikten sonra bezi atması için babama veriyorum şakayla karışık. Babam da “Ne bu kızım kirli bezi verip duruyorsun” dedi gülerek. Serhan da ordan espriyi patlattı hemen: “E baba sen boş veriyorsun biz de doldurup veriyoruz”:)

Sözün kısası, Duru’nun sevimliliği üzerinde yine. Her geçen gün daha da eğlenceli oluyor. İkizler burcu bebeğinin güzel yanları bunlar…

15. ay doktor kontrolü

Cumartesi günü Duru’nun doktor kontrolü vardı. Çok çetin geçti…

Duru büyüdükçe insanları kendine yaklaştırmamaya da başladı. Bu hoşuma gitmiyor tabii, sanki benim suçummuş gibi hissediyorum, değişik bir psikoloji bu anlatamıyorum. O ağladıkça ben mahçup oluyorum, n’oluyorsa sanki. Aslında bu onun yaşı için normal bir davranışmış, daha önce hiç öyle yapmazdı. Gülbin Hanım da bunun normal olduğunu söyledi, “daha büyüdükçe onlardan izin alıp kontrollerini yapıyoruz” dedi bize.

Duru huysuzluğuna, Gülbin Hanım’ın asistanı Songül’ü gördüğünde başladı. Kucağımda bana bir sarılışı vardı ki, sanki onu zorla alıp götüreceklermiş gibi yapıştı kaldı. Kafa ölçüsünü falan zor aldırdık, hatta tartılmadı bile, Duru kucağımdayken tartıldım, öyle ulaştık kilosuna. Ağlamaktan kusacak diye çok korktum yine.

Gelişimi iyi, boy yine maşallah, 84 cm olmuş, kilo da 12,1 kg. Kulağında azıcık akıntı var dedi, olabiliyormuş, gliserin damlatacağız her gece, yatmadan 1′er damla. Vitamin alımları yine aynı sistem üzerinden devam edecek.

Kontrol sırasında o kadar çok ağlayıp bağırdı ki suçiçeği aşısını bile yaptıramadık, bayram dönüşü yaptıracağız inşallah. Bizi yine zorlu bir gün bekliyor.

Günün en güzel sürprizi de Esin’in Gökay ve Hilal’i Gülbin Hanım’a getirmesi ve orada karşılaşmamızdı. Bize o kadar yakın oturmalarına rağmen 2 aydır görüşemiyorduk, bu vesileyle onları da görmüş olduk, ikisi de muhteşem bebekler, Allah nazarlardan saklasın.

18 Eylül Cumartesi günü suçiçeği aşısı var, yine bir harp yaşayacağız, bakalım…

Duru ve kavramlar kitabı

Geçen gün internetten kitap siparişi verdim birkaç tane. Evde 2 tane küçük resimli hikaye kitabı vardı, annem her gün okuyormuş gündüz Duru’ya, o da severek dinliyormuş. Ben de Duru için birkaç hikaye kitabı, kavramları gösteren resimli bir kitap seti, kendim için çocuk psikolojisi, bakımıyla alakalı birkaç kitap siparişi verdim. Ucuzlukvadisi.com diye bir siteden, kitaplar yüzde 35-40 indirimli. 1-2 günde de elimde oldu. Genellikle bilmediğim kitabı almam, görerek almayı isterim ama iş çıkışı bir an önce eve gitme sevdası, hafta sonları da vakitsizlik nedeniyle ben de internetten alışveriş yapan insanların arasına katıldım istemeyerek de olsa. Kolayıma da gitmiyor değil, keyif de alıyorum bundan işin kötüsü:(

Kitaplarım geldi dün. Ben de bir heves eve gidince Duru’ya yemek yedirirken kavramlar kitabından birini koydum önüne. Biraz oyalandı. Sonra bir kenara kaldırdık. Neyse, ilerleyen saatlerde oturduk, birlikte kitabı inceledik. Üzüm, sandalye gibi tanıdığı kavramları sorunca kitaptan gösteriyor. Kitaptan vantilatörü gösterdim, sonra salondaki vantilatörü işaret ettim. İkisini eşleştirince çok şaşırdı, pamağıyla bir kitaptakini bir salondakini göstermeye başladı. Bir de Selin’in çocukken kullandığı bir gözlük vardı, onu da getirdim Duru’ya gösterdim, sonra kitaptaki gözlük resmiyle eşleştirdik. Epey bir hoşuna gitti. Taktım gözlükleri, çok eğlendik. O taktırmadı tabii, şapka vs. de taktırmıyor, sıkıntılıdır artakadaş biraz:)

Dün akşamımız da öyle geçti. Kitapla epey bir oyalandık. Aldıklarımı tek tek çıkaracağım. Bu kitap biraz daha idare eder bizi. Belki meyve, sebze, eşya resimlerinin renkli çıktılarını alıp kartonlara yapıştırarak küçük kartlar da hazırlarım, değişiklik olur.

Arama
Son Yorumlar
Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers