Duvarlar, parkeler, kapılar… Şimdi de kendi sandalyesi… Bütün sandalyeyi itinayla boyamış. Ses etmedim ben de, oturduk birlikte boyadık kalanını. İş işten geçmiş bir kere… Geçenlerde televizyonun altındaki duvarı bir güzel karalamış kurşun kalemle. Annem mutfakta iken. Sonra da annemi çağırmış, “Sana bir sürprizim var anneanne, ta ta ta taaamm” diye göstermiş:) Annem de ne desin… Okumaya devam et Duru’nun “kalem”le dansı:)
Ay: Şubat 2012
Son haller, fena haller
Duru’nun büyüdükçe hem fiziksel hem ruhsal özellikleri değişiyor. Giderek daha da güzelleşiyor. Giderek daha da agresifleşiyor… Bir kere yumruk ilk fırsatta havaya kalkıyor. Yumruğunu öyle kaldırınca ben anlamazlıktan gelip “Hmm, öpmem için kaldırdın herhalde” diyorum, sonra yumruğunu öpüyorum. Böylece bazı atakları geçiştiriyoruz. Her şeyden sıkılıyor bir anda. Resim yapıyoruz, birden karalamaya, sert sert kalemi sürtmeye… Okumaya devam et Son haller, fena haller
Maaile doğumgünü kutlaması
Serhan’ın doğum günüydü 10 Şubat’ta. Perşembe gününe denk geldiğinden aile içi kutlamasını pazar gününe erteledik. Pazar günü brunch için babaanne, dede, hala, amca, yenge, kuzenler bir araya geldik. Gün Serhan’dan çok Duru’nun günüydü. Selin’i çok özlemiş, tüm gün kucağından inmedi. Herkes bir arada olunca çok da keyifliydi. Işık’la bile epeyce oynadılar. Babaanne ve dedeyle de… Okumaya devam et Maaile doğumgünü kutlaması
Birlikte yaşlanalım
Bu dileğim sevdiceğim için… Doğum günü bugün. Küçücüktük birbirimizi tanıdığımızda. Nereden bilirdim ki hep beklediğim “beyaz atlı”nın o olacağını… Çok garip bir şey bu hayat… Küçükken aklım bir karış havadaydı benim. O ise hep sakin ve olgundu. Sabırlıydı ta o zamandan. Ruhunda bilgelik vardı, çok şey öğretti bana… Birlikte yaşlanalım olur mu? Hayatımı onurlandırdın, karanlık… Okumaya devam et Birlikte yaşlanalım
“Çok işim var, seninle uğraşamam”
Duru söylüyor bunu… Akşamları bazen babasının odasına götürüyor beni. Bilgisayarın başına oturuyoruz. “Sana çok seveceğin bir şey açıcam anne” diyor, kapalı bilgisayarın önünde. “Araba sever misin” diyor, ben de “evet” diyorum. Sonra hayali filmimizi izliyoruz birlikte:) Kırmızı arabalar, ağaçlar, mavi kuşlar falan var filmde. Sonra masanın üzerindeki ajandayı açıp “meşgulmüş” numarası yapıyor. Kendi elinin resmini… Okumaya devam et “Çok işim var, seninle uğraşamam”